28 Aralık 2025 Pazar

Saf alkole yatırdım
öptüğün

İmkansız Vaadler İnsanları



Mutluluk yeter bu kadar sensiz,
pencerenin önünden geçen martının getirdiği.

Kuduz sessizlikler sokağında mutlu yürüyen
eldivenle birbirlerini seven insanlarız.
Sensiz bu kadar mutluluk yeter
sular akıyor mesela.

Seni koklamaktı, saçlarının bittiği yerden,
boynundan; özlemek
Sonra dil devrimi oldu gibi
anlamını kaybetti özlemek
sesini duymak yetiyor mesela mutlu olmaya.

7 Kasım 2024 Perşembe

Özür

 

Bir martı sendeleyerek  toz kondurmuyor bu hatıraya

Örtüyor üzerini kendi dilinde bir büyüyle.

Bu masalda yerin yok artık.

Karıncanın kış uykusunu kurcalıyor iki kelime

 

Taş duvara yuvalayan kör ağaçkakan

Emekse emek, çabaysa çaba, umutsa umut,

Yuvasız ve kan içinde gülümsüyor bana, yaşıyorum ya.

Özür dilerim, terlemedim, kanadım.

24 Mart 2024 Pazar

yaşanmamış bir hayat üzerine

Sisten bir tual üzerine renkli tozlardan bütün özlediklerim sarılmam mümkün değil.
Fark edilmemiş bir yaşamak üzerine anlamsız bir yürüyüş
Koşarak kaçamazsın kendinden ve koşarak yakalayamazsın gideni
Mutluluksun ulaşılması imkansız vazgeçmesi mümkün değil.

Gözüm dışa açık kendimden başka herkesi gördüm
Binlerce hayat gördüm, binlerce insan gördüm, konuştum
En sonunda kendim öldüm bir hayattı unuttuğum yaşamayı
Bana ait tek hayat, sustum.




24 Kasım 2023 Cuma

Ölü Kelebekler

 

Attığım adımlar altında kalan cesetler soluk alıp veren, solup alıp giden

Bir ölü kelebek mevsimi şakağımda ölü, göğsümde ölü, yağmurda ölü

Çığlıklarımda sessis sedasız ölü kelebekler fışkırıyor içimden.

Bakışlarım, soluğum, parmaklarım, şiirler ölü kelebek.


Denizi, martıları ve heykelleri olan bir şehirde ölüp gitmek mi güzel

neden soluğumu tutan bir ölü kelebek, neden kalbimi sıkıp durduran

Hepsi aynı renkte, aykı kokuda aynı seste birleşip öldürüyorlar beni.

Kaçmak istediğim yollarda birikmiş ölü kelebek yığınları var.

17 Haziran 2023 Cumartesi

Çocuklardan Uzak Tutulacak Şiir

 gözlerin uyandırıyor göğsümdeki kahverengi yaz mevsimini

oysa ellerin küçük bir kışı andırıyor suya hasret bir kışı

bazı harfler biriktirip döküyorsun kuraklığıma yeşeriyorum

bilmediğim bir dilde kelimelerden çiçekler sarıyor bahçemi. 


uykusuz gecelerim oluyor boy boy kabuslar içinde ve şarkılar

boynuma deniz kokusu dolsa diyorum uyurum deniz kokusuna

dudaklarında okyanuslar biriktirmişsin bırak boynumun çoraklığına

şafak vakti uyanıyorum deniz kokuyorum martı seslerine.


bir günü dört mevsim yapabilirsin çünkü ebabil kuşların var

uzak bozkırlara denizi getirebilirsin iki dudak arasında

beni sevebilirsin ve öldürebilirsin beni muktedirsin buna da

sonrasını ve öncesini mevsimlerini çocukların yanında konuşamam.

13 Haziran 2023 Salı

EKSİK

 

O an uydurulmuş bir babaanne masalındayım.

daha önce daha sonra hiç var olmayacak olan.

Bir şey var, söylersem değişir

Sustuğunda anlamını koruyan masallar.


Kimse bilmiyor kuşlarla konuştuğumu

kısacık masallar uyduruyorum hayatlarına

sıcak sarı bir köpek bacaklarıma sürünerek söylüyor bana

kuşların beni anladığını.


Dokunabildiğim şeylerden çok uzaktayım

birine dokunsam unutuyorum kendime ne anlattığımı

birçok şeyi susmalı insan, hele de masalları

bütün kelimeler eksiktir anlatmak isteyene.