23 Temmuz 2020 Perşembe

Ölüm Nedeni


Yarım asırdır izlememiş güneşin doğuşunu
Belki gökyüzü Hereke halısına benzemiş
Anahtar deliğine ağzını dayamış nefes almaya çalışıyor
Güneşi dolduramadan soluk borusuna.

Bir şehre imrenir deniz yoksa niye dalgalansın
Alkol almış erken sızmış gökyüzünde yeni ay
Her şey her şeye dönüşebilir uygun ışıkta
Her gün bir kelime daha sıkışıyor soluk borumuza

Ölümümüz bundan olacak.


21 Temmuz 2020 Salı

Yokluğunun Pandemisi




Şuursuz bahar gülümsemesi alnımızın yazısı
Kişneyen bir at gibi kapında duruyorum.
Papatyalar yenmiyor, kendini yiyor insan doymaksızın
Yaz bir mevsim değildir, tek başına yokluğun onu kanırtıyor.

Her sabah uyandığımda haklarımı hatırlatıyor bu duvar
“Yaşamama hakkına sahipsin ve yaşadığın her an aleyhine delil olarak kullanılabilir”
Mevsimsel bir buhran deyip takılmıyorum buna
Mevsimler ömrümü kanırtıyor, nasıl dayanabiliyorsun sen buna?

Yemin ediyorum doğruyu söyleyeceğime ve en büyük yalanım oluyor
Saçlarının kokusunu saklayan havluyu ıslatıp alnıma koyuyorum
Bu yokluğun, bu pandemi, öldürmüyor, acılar içinde yaşatıyor beni
Kokun güneşin doğuşunu sağaltıyor, o iyileştikçe derinleşiyor bendeki yaran.

Yokluğun herkese bulaşıyor.
Bir maske daha takmak zorunda kalıyor herkes, tüm maskelerinin üstüne.

1 Temmuz 2020 Çarşamba

MEMLEKET ÇOCUĞUYUZ



Memleket çocuğuyuz
Tekrar tekrar aynı şekilde kullanıyoruz kendimizi
Tedavimiz devametmeli çünkü
Hiç görüşmesek de
Alamadık karşılığını onca özlemenin.

İkameti belirsiz kimseleriz
Birbirimizi tanımamız oldukça olağan
Artık bir samimi yaşamaktan söz edemeyiz
Ve ifade edemeyiz kendimizi artık
Kendimizle çelişmeden.

Ne kadar az kullandık susma hakkımızı
O kadar özlemek de birikmezdi
Yarısı kadar susabilsek konuştuğumuzun.

Yağmurlu havada tanımadığım şahıslar
Mutluluk üzerine konuşuyorlar bilmediğim bir dilde.


YARGISIZ ACILAR



Sonu gelmez bir acının
Zaman makinesini çalan
Kendinden bile saklanan.
Düşüyor, karakola alıyorlar
Bazı acılara iyi geliyor
Başka bazı acılar.

Samimiyetle bildiriyorum
Bir olayda barış varsa
Önünde arkasında bir savaş
Fiziki takip sonucu yakalanan
Tedarik zinciri kırılmıyor
Acının.

Adı sanı yok ve
Olmamayı
Hiç olmamayı dilediğim anlarda
Arabanın altına atıyorlar
Aramızda para toplayıp
Kaçıyoruz kendimden
Teşhise elverişli fotoğraflar bırakarak.

Üzerime atılı ayrılıklar kokuyorum
Sayın iddia makamı!

Kalabalık bir mahallede dövüyorlar
Doksan yaşında bonsaisi olan
Yaşlı bir kaplumbağayı
Kanat sanıyor ayaklarını
Dışarıdan bakıldığında uçabiliyor
Kaplumbağalar!

Cinayete tereddüt etmenin cezası çok büyük!